BizKacKisiyiz.com
Tarihte de olduğu gibi, bugün de ; Laz’ı, Çerkez’i, Kürdü, Alevi’si, Sünni’sinin bir arada kardeşçe yaşadığı bir Türkiye isteyenleriz Biz
BİRŞEYLER YAPMALI
B İ R Ş E Y L E R Y A P M A L I
Türkiye’de; ülkemizde Atatürk’ e, Atatürkçülüğe ve Kemalizm’e saldırılar moda oldu.
Demokrasi, laiklik ve milli egemenlik gibi kavramların içi boşaltılmaya çalışılıyor.
Bu yaklaşım AKP iktidarı öncesinde başladı, onu iktidar yaptı ve iktidarının ikinci
döneminde hız kazanarak, artarak kampanya devam etmektedir.
Henüz 11 milyon nüfusken, nüfusun ancak 1 milyonu okur yazarken,
üstelik savaş yorgunu, verem- sıtma gibi hastalıklarla boğuştuğu,
vatandaş değil toprak ağalarına kulluk yapan, ekonomik gücü,
fabrikası olmayan bir toplum tüm bu zor koşullarda bu günkü Türkiye Cumhuriyetini üretebilmiştir.
Bugün ise, ülkemiz hem dışarıya karşı tam bağımsız yapısından adım adım uzaklaşmakta,
hem de yarıdan çok fazlası eğitimli olan 70 milyon nüfus olarak bilişim dünyasında bir türlü bilinçli
değerlendirmeler ve yargılamalarla oy kullanıp halkın gücünü ortaya koyarak iktidarı belirleyememekteyiz.
Ticaret ve borçlanmalarla ekonomik olarak bağımlı hale getirildik. Tarih bilincimiz, ulus bilincimiz,
bağımsızlık arzumuz, yurtseverlik duygularımız yok edilmeye çalışılmakta. Onlarca aydınlarımız öldürüldü.
Dini eğitim yaygınlaştırılarak eğitim sistemimiz çökertilmekte. Üniversiteler siyasal iktidara bağımlı kılınmakta.
Dinsel simge olan türbanın kamu alanında kullanılması çabaları demokrasiyi tahrip etmektedir.
Devamlı kavramlar kargaşası yaratılmakta. Türkiye Cumhuriyeti rejiminin laiklik niteliğine açıkça veya
gizlice saldırı var bugün. Laiklik tanımını yeniden ele alıp içini boşaltmaya çalışmaktalar. Tabi demokrasinin
yeniden tanımlanmasına ihtiyaç var mı yok mu tartışmaları sırada bekliyor. Sonunda ortada ne laiklik ne de
demokrasi kalacak.
Başbakanlık müsteşarlığının “Laiklik, kamu alanında da inançların özgürce ifade edilmesidir” ve “demokrasi için de,
sandıktan çıkarılan her kararın kutsal olduğu sadece çoğunluk iradesine dayalı bir rejimdir” ifadeleri bu tespitimi
haklı çıkarır görüşlerdir. Bu yeni tariflemeler kavram kargaşası içinde vatandaşın aklını karıştırmakta. Örneğin,
yaşayan ölü der gibi Dış İşleri Bakanı İran’ da şeriatçı demokrasi var diyor. Şeriat ve demokrasi birlikte anılıp
kafalar karıştırılmakta. Bunların hepsine hepimiz tanık olmadık mı? Evet bir yandan aydınlarımız öldürülmekte
bir yandan demokrasi, laiklik gibi temel kavramların içlerini boşaltarak Türkiye’ nin kültürel birikimleri ortadan
kaldırılmaya çalışılmaktadır.
Mustafa Kemal Atatürk’ ün büyüklüğü, Türkiye Cumhuriyeti’ nin bütün İslam dünyasında tek ve biricik laik ve
demokratik devlet olmasının ayrıcalığı işte burada ortaya çıkıyor. Halkın çoğunluğunun temsilcisi olmayan iktidar,
özgür toplum, daha özgür bir anayasa diyerek demokrasinin temel kavramlarını ve kurallarını zedeleyerek denetimleri
ve kurumları yozlaştıran bir anayasa yapmaya kalkıyor.
Türkiye’ nin ulus devlet yapısından rahatsızlık duyanlar Atatürk ve Atatürkçülüğe saldırıyorlar. Milliyetçilikten,
ulusalcılıktan, anti emperyalizmden hoşlanmayan hatta nefret edenler, enteller, yazarlar. Atatürkçülüğün, Kemalizm,
dar ulusalcı, sert, içeri ve içine kapanık yanlış bir ideolojik yapı gibi yorumlanıp AB ve ABD’ ye karşı olarak tanıtılmaya çalışılıyor.
Oysa Atatürk ülkesine, Türkiye’ ye çağdaş uygarlığı hedef göstermiştir. Yüzünü batıya dönüp ama onlarla eşit ve adil
koşullarla ilişki kurmak istemiştir. Mustafa Kemal Atatürk’ e haksızlık yapılmaktadır.
Bugün o ne der diye ABD’ nin ağzına bakan bir iktidar var başımızda. ABD, AB, Kıbrıs, Irak, Irak’ ın kuzeyi, İran,
kaçırılan askerler, ekonomi tüm bu sorunlar yumak olmuş çözemiyorlar. Türkiye hiç bu kadar tehdit altında kalmamıştı
bu güne kadar. Türk halkı tehlikenin artık farkına varmalıdır.
Değerli hemşerilerim; Gazeteci Tuncay Özkan’ ın girişimi ile başlayan ve yurt çapında 1 milyon sayıya ulaşmayı hedef
alan bir toplumsal muhalefet hareketi başladı. Kütahya’ da beşyüzü aşkın üyesi var. Bu gün pısırık bir politika ile Türkiye’ nin
uluslar arası arenada haklarını savunmayan ve çıkarlarımızı korumayan bu iktidardan hesap sormak, vatan- namus- ahde vefa için,
ben de varım diyen yurtdaşlara, güçlü zengin ve aydınlık Türkiye’ yi yeniden inşa etmek için, güçlü olarak bunları birlikte yapmak
için çağrıda bulunuyor. Adı “ Biz kaç kişiyiz”. Türkiye’deki gelişmelerden kaygı duyan herkesin İnternet üzerinden
www.bizkackisiyiz.com adresinden üye olarak bu çağrıya kulak vermelidir. Bu vatanperverce hareketin İlimizde de bir çalışma grubu var. Başında 50’ li yaşlarda,
son terör olaylarından sonra olası sınır ötesi harekâtta Irak’ın kuzeyinde Mehmetçik olmak için başvuruda bulunma cesaretini
gösteren fedakâr bir insan var. Yalçın Akan, vaktini emekliliğin keyfini sürmeye değil dolu dizgin sivil toplum örgütlerinde
fedakârca çalışmaya harcayan bir arkadaşımız. Arkasında çoğu üniversite öğrencileri ve bayanlardan oluşan sağ ve sol görüşe
sahip kalabalık bir grup.