|

Mersin Üniversitesi'nin İlk Ve Tek Öğrenci Sitesi
Mesajları Göster
|
|
Sayfa: 1 ... 27 28 [29] 30 31
|
|
421
|
Serbest Paylaşım Alanı / Yaşama Dair / seçim sonucları
|
: 23 Temmuz 2007, 10:11:50
|
|
MECLİSE GİRENLER
AKP: 340 | CHP: 112 | MHP: 71 | BAĞIMSIZ: 27
OY ORANLARI
AKP: 46.66 | CHP: 20.85 | MHP: 14.29 | DP: 5.41 | BAĞAMSIZ: 5.2 | GP: 3.03 | DİGER: 4.55
|
|
|
|
|
428
|
Serbest Paylaşım Alanı / İlginç Olaylar / Yanlış Otobüse Bindi evine 25 yıl sonra türkler sayesinde dönebildi
|
: 18 Temmuz 2007, 08:54:38
|
|
Malezya'dan 25 yol önce Tayland'ın güney ucundaki Narathiwat vilayetine gitmek üzere yola çıkan Jaeyaena Beuraheng (76), buradan bin 200 kilometre kuzeydeki başkent Bangkok'a indi. Nation gazetesinin haberine göre, okuma yazma ve Tayce bilmeyen kadın, güneye gitmek için başka bir otobüse bindi. Fakat bu otobüs de Bangkok'tan 700 kilometre kuzeydeki Chiang Mai'ye gidiyordu. Ülkenin en büyük ikinci kenti Chiang Mai'de 5 yıl boyunca dilenerek geçinen Jaeyaena, 1987'de evsizleri için açılan bir merkeze yerleştirildi. Tayce bilmediği için sağır ve dilsiz sanılan kadının sırrı, Narathiwat'tan 3 Müslüman öğrencinin evsizler merkezini ziyaret etmesiyle çözüldü. Öğrencilerle konuşarak durumunu anlatan 8 çocuk sahibi yaşlı kadın 25 yıl sonra ailesine kavuşmanın mutluluğunu yaşadı. Tayland'ın 100 yıl kadar önce ilhak ettiği güney topraklarında Malayca konuşan Müslümanlar yaşıyor.
|
|
|
|
|
429
|
Serbest Paylaşım Alanı / Geyik / Bir dahaki sefere ellerinizi yıkarken...
|
: 18 Temmuz 2007, 08:51:51
|
|
Bir dahaki sefer ellerinizi yıkarken suyun sıcaklığı tam istediğiniz gibi değilse eskiden İngiltere'de bu işlerin nasıl yapıldığını düşünün... 1500'lerde İngiltere'de işler şöyle yapılıyordu:
İnsanların çoğu Haziran'da evleniyordu Çünkü senelik banyolarını Mayıs ayında yapıyorlar, Haziran'da hala çok kötü kokmuyorlardı. Ama yine de kokmaya başladıkları için gelinler vücutlarından çıkan kokuyu bastırmak amacıyla ellerinde bir buket çiçek taşıyordu.
Banyolar içi sıcak suyla doldurulmuş büyük bir fıçıdan meydana geliyordu. Evin erkeği temiz suyla yıkanma imtiyazına sahipti. Ondan sonra oğulları ve diğer erkekler, daha sonra kadınlar, sonra çocuklar ve en son olarak ta bebekler aynı suda yıkanıyordu. Bu esnada su o kadar kirli hale geliyordu ki içinde gerçekten bir şeyleri kaybetmek mümkündü. İngilizce'deki "banyo suyuyla birlikte bebeği de atmayın" (Don't throw the baby out with the bath water) deyimi buradan gelmektedir.
Evlerin çatıları üst üste yığılmış kamıştan yapılıyor, kamışların altında tahta bulunmuyordu. Burası hayvanların ısınabilecekleri tek yer olduğu için bütün kediler, köpekler ve diğer küçük hayvanlar (fareler, böcekler) çatıda yaşıyordu. Yağmur yağdığı zaman çatı kayganlaşıyor ve bazen hayvanlar kayarak çatıdan aşağı düşüyordu. İngilizce'deki "kedi-köpek yağıyor" (It's raining cats and dogs) deyimi buradan gelmektedir.
Yukarıdan evin içine düşen şeyleri engelleyecek hiçbir şey yoktu. Böceklerin ve buna benzer nesnelerin yatakların içine düşmesi büyük bir sıkıntı oluşturuyordu. Etrafında yüksek direkler ve üstünde örtü bulunan İngiliz usulü yataklar buradan gelmektedir.
Zemin topraktı. Sadece zenginlerin zemini topraktan başka bir şeyden yapılmıştı. Toprak kadar fakir (dirt poor) tabiri buradan çıkmıştır. Zenginlerin ahşaptan yapılmış zeminleri vardı. Bunlar kışın ıslandığı zaman kayganlaşıyordu. Bunu önlemek için yere saman (thresh) seriyorlardı. Kış boyunca saman sermeye devam ediliyordu. Bir zaman geliyordu ki kapı açılınca saman dışarıya taşıyordu. Buna mani olmak üzere kapının altına bir tahta parçası konuyordu ki bunun adı "thresh hold" (saman tutan; Türkçesi eşik idi.
Yemek pişirme işlemi her zaman ateşin üzerine asılı durumdaki büyük bir kazanın içinde yapılıyordu. Her gün ateş yakılıyor ve kazana bir şeyler ilave ediliyordu. Çoğu zaman sebze yeniyor, et pek bulunmuyordu. Akşam yahni yenirse artıklar kazanda bırakılıyor, gece boyunca soğuyan yemek ertesi gün tekrar ısıtılarak yenmeye devam ediliyordu. Bazen bu yahni çok uzun süre kazanda kalıyordu. "Bezelye lapası sıcak, bezelye lapası soğuk, kazandaki bezelye lapası dokuz günlük" (peas porridge hot, peas porridge cold, peas porridge in the pot nine days old) tekerlemesinin menşei budur. Bazen domuz eti buluyorlar o zaman çok seviniyorlardı. Eve ziyaretçi gelirse domuz etlerini asarak onlara gösteriş yapıyorlardı. Birisinin eve domuz eti getirmesi zenginlik işaretiydi. Bu etten küçük bir parça keserek misafirleriyle oturup paylaşıyorlardı. Buna "yağ çiğnemek" (chew the fat) adı veriliyordu.
Parası olanlar kalay-kurşun alaşımından yapılmış tabaklar alabiliyordu. Asidi yüksek olan yiyecekler kurşunu çözerek yemeğe karışmasına sebep oluyor, böylece gıda zehirlenmelerine ve ölüme yol açıyordu. Domatesler buna sık sık sebep olduğu için bunda sonraki yaklaşık 400 yıl boyunca domateslerin zehirli olduğu düşünülmüştü.
Çoğu insanın kalay-kurşun alaşımından yapılmış tabakları yoktu. Onun yerine tahta tabaklar kullanıyorlardı. Çoğu zaman bu tabaklar bayat ekmekten yapılıyordu. Ekmekler o kadar bayat ve sertti ki uzun zaman kullanılabiliyordu. Bunlar hiçbir zaman yıkanmadığı için içinde kurtlar ve küfler oluşuyordu. Kurtlu ve küflü tabaklardan yemek yiyen insanların ağızlarında "tabak ağzı" (trench mouth) denen hastalık ortaya çıkıyordu. Ekmek itibara göre bölüşülüyordu. İşçiler yanık olan alt kabuğu, aile orta kısmı, misafirler de üst kabuğu alırdı.
Bira ve viski içmek için kurşun kadehler kullanılıyordu. Bu bileşim insanları bazen birkaç gün şuursuz vaziyette tutabiliyordu. Yoldan geçen insanlar bunların öldüğünü sanıp defnetmek için hazırlık yapıyordu. Bunlar birkaç gün süreyle mutfak masasının üstüne yatırılıyor¸ aile etrafına toplanıp yiyip-içerek uyanıp uyanmayacağına bakıyordu. Buna "uyanma" nöbeti deniyordu.
İngiltere eski ve küçük bir yerdi, insanlar ölülerini gömecek yer bulamamaya başlamıştı. Bunun için mezarları kazıp tabutları çıkarıyor, kemikleri bir "kemik evi"ne götürüyor ve mezarı yeniden kullanıyorlardı. Tabutlar açıldığında her 25 tabutun birinde iç tarafta kazıntı izleri olduğu görüldü Böylece insanların diri diri gömüldüğü ortaya çıktı. Buna çözüm olarak cesetlerin bileklerine bir ip bağlayıp bu ipi tabuttan dışarıya taşıyarak bir çana bağladılar. Bir kişi bütün gece boyu mezarlıkta oturup zili dinlerdi. Buna mezarlık nöbeti "graveyard shift") denirdi. Bazıları zil sayesinde kurtulur ("saved by the bell") bazıları da "ölü zilci" (dead ringer) olurdu.
Gerçekler bunlar.
Kim demiş tarih sıkıcıdır diye :
? Ortaçağda Avrupa'daki rahibelerin yüz ve ellerinden başka yerlerini yıkamaları kesin olarak yasaklanmıştı. Kastilya Kraliçesi İsabella bile 50 yıldan fazla süren hayatı boyunca iki kez banyo yapmıştı. ? Kirlilik adeti Amerika'ya da bulaşmış Pennsylvania ve Virginia eyaletlerinde ''banyo yapmayı yasaklayan'' ya da belirli kısıtlamalar getiren kanunlar çıkarılmıştı. Philadelphia'da ise kanunla bir ay içinde birden fazla banyo yapan insanlar cezaevine gönderiliyordu. ? Tuvaletle henüz tanışmayan Avrupa'da lazımlıkları sokaklara boşaltma adeti 17. yüzyıla kadar sürdü. Fransa krallarından 14. Louis, gününün belli bir zamanını lazımlığında oturarak geçirir, devlet işlerini de buradan yürütürdü.
? 1600'lerde İstanbul'a gelen İngiliz büyükelçiler, lazımlık kullanma ve bunu da pencereden boşaltma adetleri yüzünden şehirden uzak olan Tarabya'yaki bir konağa gönderilmişti. 19. yüzyıla gelindiğinde, kesin olarak tuvalet kullanma sözü vermeleri üzerine Taksim'e taşınmalarına izin verilmişti.
|
|
|
|
|
430
|
Serbest Paylaşım Alanı / Kahkaha Köşesi / Pilotlar ve Yer Ekibi
|
: 18 Temmuz 2007, 08:46:55
|
|
Pilotlar her uçuştan sonra, uçuş sırasında karşılaştıkları ve tamir edilmesi ya DA ayarlanması gereken sorunları tamir bakım personeline bildirmek için bir form doldurur. Pilotların doldurduğu bu formları daha sonra tamir bakımcılar okur ve sorunları giderir. Sonra DA formun alt kısmına gerçekleştirilen düzeltici faaliyeti yazarlar ve pilotlar bir sonraki uçuştan önce bu formları ve tamircilerin notlarını okur. Yer personelinin ve tamir bakım personelinin espri anlayışı olmadığını söylememek gerekir.Aşağıda QUANTAS pilotlarının gerçek arıza ve şikayet bildirimleri ve tamir bakım mühendislerinin tamir sonrası cevapları yer almaktadır. Bu arada,Quantas havayolları kurulduğu günden bugüne dek hiç kaza geçirmemiş tek büyük havayolu şirketid ir.
P = Pilotun arıza bildirimi. S = Tamir bakımcının tamir sonrası notu.
P: Sol iç tekerleğin kısmen değiştirilmesinde fayda var. S: Sol iç tekerlek kısmen değiştirildi.
P: Test uçuşu OK, fakat otomatik iniş biraz sert. S: Bu uçakta otomatik iniş sistemi yok.
P: Kokpitte bir şey gevşemiş. S: Kokpitte bir şey sıkıştırıldı.
P: Ön camda ölü böcek var. S: Canlı böcek sipariş edildi.
P: Otomatik pilotu sabit yükseklikte uçuşa ayarlayınca dakikada 100 metre alçalıyor. S: Böyle bir problem gözlenmedi. (uçak yerdeyken test edilmiş)
P: Sağ tekerlek hidroliğinde yağ kaçağı olduğunu gösteren bir yağ Birikintisi var. S: Yağ birikintisi temizlendi.
P: DME''nin volümü inanılmayacak kadar yüksek. S: DME''nin volümü inanılabilir seviyeye ayarlandı.
P: Gaz manivelası kilitleri kapatılınca manivela yerinden oynamıyor. S: Kilitler zaten o işe yarar.
P: IFF çalışmıyor. S: IFF, OFF konumundayken asla çalışmaz.
P: Sanırım camda çatlak var. S: Sanırım haklısın.
P: 3 numaralı motor kayıp. S: Biraz araştırınca motorun sağ kanatta takılı olduğu anlaşıldı.
P: Lövyeyi ileri itince uçak saçmalıyor. S: Kendine çeki düzen vermesi, doğru dürüst uçması ve ciddi olması için uçağa ihtar verildi.
P: Radardan mırıltılar geliyor. S: Radar havlaması için yeniden programlandı.
P: Kokpitte fare var. S: Kedi install edildi."
--
Bir kitaptan!
|
|
|
|
|
431
|
Sınırsız Paylaşım / Kitap / Donanım & Yazılım İLK YARDIM e-kitap
|
: 18 Temmuz 2007, 08:36:23
|
Karşılaşabileceğiniz tüm donanım ve yazılım problemlerinin çözümleri bu kitapta tam 550 sayfadan oluşan,resimli ve pcdeki olası tüm hatalar ve giderilmesini anlatan harika bir kitap.. pdf formatında. Herkesin elinin altında bulunmalı. 11 MB. İNDİRRar Şifresi :www.siberdunya.com
|
|
|
|
|
432
|
Serbest Paylaşım Alanı / Kahkaha Köşesi / Günün Fıkrası 18.07.2007
|
: 18 Temmuz 2007, 08:31:20
|
|
Komutan emir erini çağırmış: - "Bana çabuk bir lazer yazıcı bul getir." - "Emredersin komutanım." Bir saat sonra emir eri yanında başka bir er ile gelmiş. - "Lazer yazıcıyı getirdim komutanım." - "Hani nerde lan?" - "Komutanım bu arkadaş laz bir erdir ve bizim bölükte yazıcıdır!" - "Ulan iyi ki, scanner istememişiz be!"
|
|
|
|
|
Yükleniyor...
|
|